5237 sayılı TCK'da düzenlenen mahsup (TCK m. 63) kurumu ile 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde düzenlenen adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevrilmesi işlemi arasındaki temel fark nedir? Bu fark, mahsup hesabında hangi gün bedelinin esas alınacağını nasıl etkiler?
Bu iki kurum arasındaki temel fark, birinin cezanın kendisinden indirim yapması, diğerinin ise ödenmeyen bir cezanın infaz şeklini değiştirmesidir. - **Mahsup (TCK m. 63):** Hüküm kesinleşmeden *önce* kişinin özgürlüğünden yoksun kaldığı sürelerin, hükmedilen cezadan *indirilmesidir*. Bu, kişinin haksız yere özgürlüğünden mahrum kalmasının bir nevi telafisidir. Mahsup hesabında, kanun koyucu bir günün parasal karşılığını **100 TL** olarak sabit bir şekilde belirlemiştir. - **Hapse Çevirme (5275 S.K. m. 106/3):** Hüküm kesinleştikten *sonra*, hükümlünün adli para cezasını ödememesi halinde, ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarının hapis cezasına çevrilerek infaz edilmesidir. Burada amaç, cezanın infazını sağlamaktır. Hapse çevirme hesabında ise, mahkemenin hükümde belirlediği 'bir gün karşılığı' para miktarı (TCK m. 52/2'ye göre 20 TL ile 100 TL arası) esas alınır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1270 E. sayılı kararında da bu ayrıma işaret edilerek, kesinleşmiş bir adli para cezasının infazı sırasında başka bir suçtan dolayı gerçekleşen tutukluluğun mahsubunda, mahkemenin hükümde belirlediği günlüğü 20 TL'lik bedelin değil, TCK m. 63'teki sabit 100 TL'lik bedelin esas alınması gerektiği yönündeki bir talep tartışılmış ve görev uyuşmazlığına neden olmuştur. Doğru uygulama; mahsup TCK m. 63'e göre yapılıyorsa günlüğü 100 TL, hapse çevirme 5275 S.K. m. 106'ya göre yapılıyorsa hükümdeki gün bedeli üzerinden hesap yapılmasıdır.