Adi ortaklığın tasfiyesinde, ortaklığın borçları, giderleri ve avansları ödendikten sonra kalan varlığın, ortakların koydukları katılım paylarını karşılamaya yetmemesi durumunda ortaya çıkan 'zarar' nasıl paylaştırılır? (TBK m. 643)
Adi ortaklıkta, tasfiye sonunda bir zarar ortaya çıkması durumu TBK m. 643/2'de düzenlenmiştir. Maddeye göre, 'Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır.' Bu zararın nasıl paylaşılacağı ise TBK m. 623'e göre belirlenir. TBK m. 623/1'e göre, 'Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.' Dolayısıyla, eğer ortaklık sözleşmesinde zararın nasıl paylaşılacağına dair özel bir hüküm yoksa, ortaya çıkan zarar tüm ortaklar arasında 'eşit' olarak paylaştırılır. Ortakların koydukları sermayenin miktarı bu eşit paylaşımı etkilemez. Ancak ortaklar sözleşmeyle, zararın katılım payları oranında veya başka bir oranda paylaşılacağını kararlaştırabilirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/16 E. sayılı kararında da bu tasfiye aşamalarına ve zarar paylaşımına atıf yapılmaktadır.