CMK m. 170/4 uyarınca Cumhuriyet savcısının, suçu oluşturan fiiller ile delilleri ilişkilendirerek açıklama yükümlülüğünü yerine getirememesi durumunda, bu durum hangi hukuki sonuçlara yol açmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123844

CMK m. 170/4'teki bu yükümlülük, iddianamenin temelini oluşturur ve soruşturmanın yeterli bir derinlikte yapıldığını gösterir. Savcının bu ilişkilendirmeyi yapamaması, 'yeterli şüphe' yoğunluğuna ulaşılamadığı veya soruşturmanın eksik yapıldığı anlamına gelir. Bu durumda ortaya çıkması gereken hukuki sonuçlar şunlardır: 1. **Soruşturma Aşamasında:** Savcının, yeterli şüphe oluşmadığı kanısıyla 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' (KYOK) vermesi gerekir. 2. **İddianame Düzenlenmişse:** Eğer savcı bu eksikliğe rağmen iddianame düzenlemişse, mahkemenin 15 günlük inceleme süresi içinde CMK m. 174/1-a uyarınca (CMK m. 170'e aykırılık nedeniyle) iddianameyi Cumhuriyet Başsavcılığına iade etmesi gerekir. 3. **İddianame Kabul Edilmişse:** Mahkeme iddianameyi iade etmeyip kabul etmişse, artık 'iddianamenin açıklatılması' gibi bir yola başvuramaz. Kovuşturma aşamasında, fiil ile delil arasında bağ kurulamadığı ve suçun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamadığı anlaşıldığında, CMK m. 223/2-e uyarınca 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' gerekçesiyle **beraat** kararı vermelidir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/iddianamenin-savciya-aciklatilmasinin-hukukiligi)