Adi ortaklığın tasfiyesi davasında, birleşen davada cezai şart talebi de bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi, asıl davadaki teminat mektubunun iadesi ve cari hesap borcunun ödenmesiyle davanın konusuz kaldığına karar verip, bu durumu cezai şart alacağından da vazgeçildiği şeklinde yorumlayarak cezai şart talebini reddetmiştir. Bu yorum hukuken doğru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123843

Bu yorum hukuken doğru değildir. Bir davada, belirli taleplerin (örneğin teminat mektubu iadesi, cari hesap alacağı) dava sırasında yerine getirilmesiyle o taleplerin konusuz kalması, davacının diğer taleplerinden (örneğin cezai şart alacağı) zımnen feragat ettiği anlamına gelmez. Feragat, açık bir irade beyanıyla yapılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/11-503 E. sayılı kararına konu olayda da benzer bir durum yaşanmıştır. Davalı tarafından yapılan ödemenin ihtirazi kayıt konulmadan kabul edilmesi ve teminat mektubunun iade edilmesi, tek başına sözleşme ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağından vazgeçildiği şeklinde yorumlanamaz. Cezai şart, sözleşmenin bir başka ihlaline (asgari alım taahhüdü) dayanan ayrı bir alacak kalemidir. Mahkemenin, bir talebin konusuz kalmasından yola çıkarak diğer talepten de feragat edildiği sonucuna varması, feragat kurumunun dar yorumlanması ilkesine aykırıdır ve hatalıdır.