Bir kişinin hem uyuşturucu madde ticareti yapma (TCK m. 188/3) hem de esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme (2313 S.K. m. 23/5) suçlarını işlediği bir senaryoda, TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima hükümlerinin uygulanması neden mümkün değildir?
TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima, 'işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna sebebiyet veren' kişinin, en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmasını öngörür. Bu kurumun uygulanabilmesi için en temel şart, ortada 'tek bir fiil' olmasıdır. Oysa kenevir ekme ve bu kenevirden elde edilen esrarı satma eylemleri, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarında da kabul edildiği üzere, 'tek bir fiil' değildir. - **Kenevir ekme,** tohumun toprağa ekilip bitkinin yetiştirilmesiyle tamamlanan, 2313 sayılı Kanun'da özel olarak düzenlenmiş ayrı bir suçtur. Bu, uyuşturucu madde ticaretine yönelik bir hazırlık hareketi niteliğinde olup kanun koyucu tarafından ayrıca cezalandırılmıştır. - **Uyuşturucu madde satma,** ekilen ve hasat edilen bitkiden uyuşturucu madde elde edildikten sonra, bu maddeyi bir başkasına devretmekle işlenen, TCK m. 188/3'te düzenlenen tamamen farklı bir suçtur. Ortada hareket birliği olmadığından, yani birbirinden bağımsız iki ayrı fiil bulunduğundan, fikri içtima koşulları oluşmaz. Bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan da (hem 2313 S.K. m. 23/5 hem de TCK m. 188/3) ayrı ayrı cezalandırılır. (Bkz: Yargıtay 10. CD, 2012/19482 E., 2013/3388 K.)