İddianame, CMK m. 174'te belirtilen iade nedenlerinden birini taşımamasına rağmen, içeriğindeki fiil tanımı ve delil ilişkilendirmesi son derece zayıf ve soyut ise ve mahkeme bu iddianameyi kabul etmişse, bu durumun sanığın hangi temel haklarını ihlal etme potansiyeli vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123825

Bu durum, sanığın birden fazla temel hakkını ihlal etme potansiyeli taşır: 1. **Savunma Hakkı (Anayasa m. 36, İHAS m. 6/3-b):** İddianamenin temel amacı, sanığa ne ile suçlandığını ayrıntılı olarak bildirmektir. Fiilin ve delillerin belirsiz olduğu bir iddianameye karşı sanık, etkili bir savunma hazırlayamaz. Neye karşı savunma yapacağını, hangi delilleri çürütmesi gerektiğini bilemez. Bu durum, savunma hakkını temelden zedeler. 2. **Silahların Eşitliği İlkesi:** Savcılık, devletin tüm olanaklarını kullanarak bir iddia ortaya koyarken, sanığın bu iddianın ne olduğunu tam olarak anlayamaması, taraflar arasındaki dengeyi iddia makamı lehine bozar. Sanık, belirsiz bir iddia karşısında dezavantajlı bir konuma düşer. 3. **Lekelenmeme Hakkı:** Kişinin, somut bir fiil ve delile dayanmayan, soyut ve zayıf bir iddiayla 'sanık' sıfatıyla uzun süre yargılanması, toplum nezdinde lekelenmesine ve manevi olarak yıpranmasına neden olur. 4. **Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı (Anayasa m. 36, İHAS m. 6):** Yukarıdaki tüm hak ihlalleri, bütün olarak adil/dürüst yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur. Mahkeme, bu tür bir iddianameyi kabul etmekle, en baştan adil bir yargılama zeminini sarsmış olur. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/iddianamenin-savciya-aciklatilmasinin-hukukiligi)