Adi ortaklığın tasfiyesi davasında mahkemenin, tarafların anlaşamaması halinde tasfiye memuru atama yetkisi ve bu memurun yürüteceği işlemlerin hukuki çerçevesi nedir? (TBK m. 644)
TBK m. 644 uyarınca, adi ortaklığın sona ermesi halinde tasfiye, kural olarak bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere bir tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları halinde, ortaklardan her biri, mahkemeden (hâkimden) bir tasfiye görevlisinin atanmasını isteyebilir. Hâkim, bu talep üzerine, ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi tasfiye memuru olarak re'sen atar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/16 E. sayılı kararında belirtilen usule göre, atanan tasfiye memuru, hâkimin denetiminde üç aşamalı tasfiye işlemini yürütür: 1) Ortaklığın malvarlığını (aktif/pasif) belirleyip bilanço düzenler, 2) Malvarlığını nakde çevirir, 3) Nakitten borçları, avansları ve katılım paylarını ödedikten sonra kalan kâr veya zararı paylaştırarak son bilançoyu düzenler. Hâkim, tasfiye memurunun bu işlemlerine göre nihai kararını verir. Tasfiye memurunun ücreti de, sözleşmede hüküm yoksa, hâkim tarafından belirlenir.