Uyarlama yargılaması sonucunda kurulan bir hükümde mahkemenin, TCK m. 63'ün uygulanmasına 'yer olmadığına' karar vermesi hukuken isabetli midir? Bu tür bir kararın infazda yaratabileceği sakıncaları Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123809

Hayır, bu tür bir karar hukuken isabetli değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/689 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahsubun hiç belirtilmemesi veya 'infazda re'sen gözetilmesine' şeklinde bir ifade kullanılması tek başına bozma nedeni sayılmazken, 'uygulanmasına yer olmadığına' şeklinde kesin ve kısıtlayıcı bir karar verilmesi hatalıdır. Zira bu ifade, infaz savcılığının yetkisini kısıtlar ve infazda karışıklığa yol açar. Örneğin, mahkemenin başka bir dosyadan yapılan mahsubu yeterli görerek bu kararı vermesi, ancak o mahsubun ileride başka bir nedenle geçersiz kalması durumunda hak kaybına neden olabilir. Mahsup, cezanın infazına ilişkin bir konudur ve koşulları varsa infaz aşamasında mutlaka değerlendirilmelidir. Mahkemenin hükümde bu konuda kısıtlayıcı bir karar vermesi, hem TCK m. 63'ün emredici ruhuna aykırıdır hem de potansiyel hak kayıplarına yol açacağından hukuka aykırıdır.