5237 sayılı TCK'nın 152/1-c bendi, 'Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında' işlenen mala zarar verme suçunu nitelikli hal saymıştır. Neden 'Devlet ormanı statüsündeki yerler' bu fıkranın kapsamı dışında tutulmuştur? Bu duruma hangi kanun hükümleri uygulanır?
Devlet ormanı statüsündeki yerler, bu fıkranın kapsamı dışında tutulmuştur çünkü Devlet ormanlarındaki ağaçlara, fidanlara ve genel olarak orman varlığına zarar verme eylemleri, 6831 sayılı Orman Kanunu'nda özel ve daha ağır yaptırımlar öngören suçlar olarak ayrıca düzenlenmiştir. TCK m.152/1-c'nin madde gerekçesinde de 'Devlet ormanı statüsündeki yerlerde bulunan ağaç ve fidanlara zarar verilmesi, Orman Kanununda ayrı suçlar olarak tanımlandığı için, bu bent kapsamı dışında mütalaa edilmiştir' denilerek bu durum açıklanmıştır. Bu, ceza hukukundaki 'özel kanunun genel kanuna önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesinin bir yansımasıdır. 6831 sayılı Orman Kanunu, orman suçları için özel bir kanun niteliğindedir. Dolayısıyla, bir Devlet ormanındaki ağacı kesen veya yakan kişi, TCK m.152'den değil, 6831 sayılı Kanun'un ilgili (örneğin m.91, m.110 gibi) hükümlerine göre yargılanır. TCK m.152/1-c ise, kişilerin özel mülkündeki, parklardaki, yol kenarlarındaki, yani orman statüsünde olmayan yerlerdeki dikili ağaç ve fidanları korumayı amaçlamaktadır. (Kaynak: mala-zarar-verme-sucu-1)