5271 sayılı CMK'nın 309. maddesine göre kanun yararına bozma yoluna, 'hakim veya mahkeme tarafından verilen' kararlara karşı gidilebilir. Cumhuriyet Savcısının verdiği bir 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar'a (KYOK) karşı doğrudan kanun yararına bozma yoluna gidilebilir mi? Gidilebilirse, hangi aşamadan sonra bu mümkün olur?
Hayır, Cumhuriyet Savcısının verdiği bir KYOK kararına karşı 'doğrudan' kanun yararına bozma yoluna gidilemez. Çünkü CMK m.309, açıkça 'hakim veya mahkeme tarafından verilen' kararlardan bahsetmektedir. Savcılık kararları bu kapsamda değildir. Ancak bu yola dolaylı olarak gidilebilir. Süreç şöyledir: 1. İtiraz: Suçtan zarar gören, savcılığın verdiği KYOK kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edebilir (CMK m.173). 2. Hakimin Kararı: Sulh Ceza Hakimliği bu itirazı inceler. Eğer itirazı reddederse, bu 'itirazın reddi kararı' bir hakim kararıdır ve kesindir. 3. Kanun Yararına Bozma Aşaması: İşte bu 'itirazın reddine' dair kesin nitelikteki Sulh Ceza Hakimliği kararı, eğer hukuka aykırı ise, kanun yararına bozma yoluna konu edilebilir. Dolayısıyla, kanun yararına bozma, savcının KYOK kararına değil, bu karara yapılan itiraz üzerine 'hakim' tarafından verilen ve istinaf/temyizden geçmeden kesinleşen 'itirazın reddi' kararına karşı mümkün olur. (Kaynak: ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)