5237 sayılı TCK'nın 152/1-g maddesi, mala zarar verme suçunun 'sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak' işlenmesini nitelikli hal saymıştır. Bu fıkranın uygulanabilmesi için aranan 'saik' (amaç) unsurunu, suçun mağduru ve zaman unsuru açısından analiz ediniz.
Bu fıkra, özel bir 'saik' (amaç/güdü) ile işlenen mala zarar verme suçunu nitelikli hal olarak düzenlemektedir. Unsurları şunlardır: 1. Mağdur: Suçun mağduru, zarara uğratılan malın sahibi olan 'kamu görevlisi' olmalıdır. Ancak zarar verilen malın, kamu görevlisinin göreviyle ilgili bir mal olması şart değildir; kişisel malına (arabası, evi vb.) zarar verilmesi yeterlidir. 2. Zaman: Haksızlığa neden olduğu düşünülen görev, suç işlendiği sırada 'sona ermiş olsa bile' bu fıkra uygulanır. Örneğin, bir hakim emekli olduktan yıllar sonra, geçmişte verdiği bir karar nedeniyle bir sanık yakını tarafından arabasına zarar verilmesi bu kapsamdadır. Bu, kamu görevinin saygınlığını uzun vadede korumayı amaçlar. 3. Saik (Amaç): Suçun en önemli kurucu unsuru budur. Failin, mala zarar verme eylemini, kamu görevlisinin geçmişte veya halen 'görevinden ötürü' yaptığı bir işleme karşı 'öç almak amacıyla' işlemesi gerekir. Eğer zarar verme nedeni, kamu görevlisinin göreviyle ilgisiz, tamamen kişisel bir husumetten (örneğin bir komşuluk kavgasından) kaynaklanıyorsa, bu fıkra uygulanmaz; suçun basit hali (TCK m.151) oluşur. Mahkemenin, failin bu özel 'öç alma saikiyle' hareket ettiğini somut delillerle ispatlaması gerekir. (Kaynak: mala-zarar-verme-sucu-1)