5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında haksız tutuklama nedeniyle tazminat davası açma hakkı, kişinin beraat etmesine mi bağlıdır, yoksa mahkumiyet halinde de bu hak doğabilir mi? Farklı senaryoları (beraat, mahkumiyet dışı kararlar, mahkumiyet) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123324

Tazminat hakkı, sadece beraat kararına bağlı değildir; farklı senaryolarda doğabilir: 1. Beraat veya Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK): Bu, en net durumdur. Kişi, kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında KYOK veya beraat kararı verilirse, tutuklu kaldığı tüm süre için tazminat talep edebilir (CMK m.141/1-e). 2. Mahkumiyet Dışındaki Kararlar: Hakkında ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi gibi kararlar verilen kişi de, eğer tutuklu kalmışsa, bu sürenin haksız olduğu gerekçesiyle tazminat talep edebilir. 3. Mahkumiyet Hali: Kişi mahkum olsa bile, belirli durumlarda tazminat hakkı doğabilir. Metinde de tartışılan en önemli hal, CMK m.141/1-f'de düzenlenmiştir: 'Mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olanlar'. Yani, kişi mahkum olsa bile, tutuklulukta geçirdiği süre, cezasının bihakkın tahliye süresini aşmışsa, bu aşan kısım için tazminat talep edebilir. Dolayısıyla, tazminat hakkı sadece aklanma durumuna özgü olmayıp, mahkumiyet halinde dahi, tutukluluk süresinin orantısızlığı nedeniyle ortaya çıkabilen bir haktır. (Kaynak: bihakkin-ve-fiili-infaz -surelerini-asan-tutuklulukta-tazminat)