5271 sayılı CMK'nın 64/3. maddesi, 'resmi bilirkişiler'in öncelikle atanacağını belirtmektedir. 'Resmi bilirkişi' kavramından ne anlaşılmalıdır? Mahkemenin, resmi bilirkişi olan Adli Tıp Kurumu'nun verdiği bir rapora rağmen, listeden veya liste dışından başka bir bilirkişiye başvurması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123322

'Resmi bilirkişi', kanunlarla belirli konularda bilirkişilik yapmak üzere özel olarak görevlendirilmiş kurum veya kişileri ifade eder. Bunların en bilinenleri Adli Tıp Kurumu (ATK), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve üniversitelerin ilgili anabilim dallarıdır. CMK m.64/3, bu resmi kurumların, kendi uzmanlık alanlarına giren konularda 'öncelikle' atanması gerektiğini belirtir. Bu bir zorunluluk değil, bir 'tercih' kuralıdır. Mahkeme, bu resmi bilirkişilerin verdiği bir rapordan tatmin olmazsa veya raporda bir çelişki görürse, başka bir bilirkişiye başvurabilir. Gerekçede de 'yetkili merci sunulan görüş veya oydan tatmin olmazsa listeden ve liste dışından yeni bilirkişi atayabilecektir' denilerek bu durum açıkça belirtilmiştir. Yani, resmi bilirkişi raporları da diğer bilirkişi raporları gibi hakimi bağlayıcı değildir. Hakim, delilleri serbestçe takdir etme yetkisi çerçevesinde, gerekçesini açıklamak suretiyle, ATK raporunun aksine bir kanaate ulaşabilir ve bu kanaatini desteklemek için başka uzmanlardan görüş alabilir. (Kaynak: cmk-madde-64-bilirkisi-olarak-atanabilecekler)