5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinde düzenlenen kara para aklama suçunda, suçun 'kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak' (m.282/3) işlenmesi halinde cezanın artırılması öngörülmüştür. Eğer öncül suç, kamu görevlisi tarafından işlenen 'rüşvet' (TCK m.252) suçu ise ve fail aynı zamanda bu rüşvetten elde ettiği parayı aklıyorsa, hem rüşvet suçundan hem de TCK m.282/1 ve 3'ten cezalandırılması 'çifte değerlendirme yasağı' oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123321

Hayır, oluşturmaz. Bu durum, bir önceki sorudaki TCK m.220 analizine benzer şekilde, 'gerçek içtima' olarak kabul edilir. Gerekçeleri şunlardır: - Farklı Haksızlıklar: Rüşvet suçu (TCK m.252), kamu idaresinin güvenirliğini ve işleyişini bozan, görevin kötüye kullanılmasını içeren bir suçtur. Fail, kamu görevlisi sıfatını kullanarak bu suçu işlediği için zaten rüşvet suçundan cezalandırılır. Kara para aklama (TCK m.282) ise, bu suçtan elde edilen gelirin kaynağını gizlemeye yönelik, ekonomik sisteme ve adaletin işleyişine zarar veren tamamen farklı bir haksızlık içeriğine sahiptir. - Nitelikli Halin Amacı: TCK m.282/3'teki nitelikli hal, failin kamu görevlisi olmasını değil, bu sıfatın sağladığı 'kolaylıktan yararlanarak' aklama fiilini işlemesini cezalandırmaktadır. Örneğin, bir vergi müfettişinin, rüşvetle elde ettiği parayı, yine görevinin sağladığı bilgilere veya yetkilere dayanarak mali sistem içinde daha kolay gizlemesi, aklama fiilinin haksızlığını artıran ek bir durumdur. Bu nedenle, failin rüşvet alması ayrı bir suç, bu parayı görevini kullanarak aklaması ayrı bir suçtur. Fail, hem TCK m.252'den (rüşvet) hem de nitelikli haliyle TCK m.282'den (kara para aklama) ayrı ayrı cezalandırılır. Bu, aynı olgunun değil, farklı iki haksızlığın cezalandırılmasıdır. (Kaynak: kara-para-aklama-sucunun-maddi-unsuru)