5718 sayılı MÖHUK'un 10. maddesi, vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebeplerinde kişinin 'milli hukuku'nun uygulanacağını (m.10/1), bunun dışındaki vesayete ilişkin hususlarda (vasinin görevleri, malvarlığı yönetimi vb.) ise 'Türk hukuku'nun uygulanacağını (m.10/3) belirtir. Bu ikili ayrımın temel nedeni ve pratik sonuçları nelerdir?
Bu ikili ayrımın temel nedeni, kişi hallerine ilişkin statü belirleyici kararlarla, bu kararların icrasına ve yönetimine ilişkin idari nitelikteki işlemleri birbirinden ayırmaktır. - Kısıtlılık Sebeplerinde Milli Hukuk (MÖHUK m.10/1): Bir kişinin kısıtlanıp kısıtlanmayacağı, onun kişisel statüsünü temelden etkileyen bir durumdur. Milletlerarası özel hukukta kişi halleri, kural olarak kişinin en yakın bağı olan 'milli hukukuna' (vatandaşı olduğu ülke hukukuna) tabidir. Bu nedenle, bir Türk vatandaşının kısıtlanma sebepleri Türk Medeni Kanunu'na göre, bir Alman vatandaşınınki ise Alman Medeni Kanunu'na göre belirlenir. Bu, statünün belirlenmesindeki temel kuraldır. - Vesayetin Yönetiminde Türk Hukuku (MÖHUK m.10/3): Bir kişi hakkında kısıtlılık kararı verildikten sonra, vasinin atanması, görevleri, yetkileri, malvarlığının nasıl yönetileceği, vesayet ve denetim makamlarının sorumlulukları gibi konular, artık bir statü meselesi değil, 'idari' nitelikte ve 'kamu düzeni' ile yakından ilgili infaz ve yönetim işlemleridir. Yabancı bir ülkede yaşayan bir kısıtlının Türkiye'deki malvarlığının yönetimi veya Türkiye'de yapılacak bir hukuki işlem, Türk hukukunun usul ve denetim kurallarına tabi olmalıdır. Bu, hem kısıtlının Türkiye'deki menfaatlerinin korunması hem de Türk kamu düzeninin ve hukuki güvenliğin sağlanması için gereklidir. Pratik Sonuç: Yabancı bir mahkeme, bir Türk vatandaşı hakkında kısıtlılık kararı verebilir ve bu karar Türkiye'de tanınabilir (statünün belirlenmesi). Ancak bu kısıtlının Türkiye'deki bir taşınmazını satmak için vasinin alması gereken izin gibi işlemler, Türk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin denetimine ve Türk hukukunun kurallarına tabi olacaktır. Yabancı mahkemenin verdiği bir satış izni, Türkiye'de doğrudan geçerli olmaz. (Kaynak: yabanci-mahkeme-kararinin-taninmasi)