Bir sanığın, Facebook'taki herkese açık profilinden elde edilen bir fotoğrafının, onun ismi kullanılmadan, sahte bir profilde yayınlanması eylemi TCK m.136 açısından suç oluşturur mu? Yargıtay 12. CD'nin 2016/5349 K. sayılı kararının bu konudaki gerekçesini, 'kişiyi belirlenebilir kılma' unsuru üzerinden analiz ediniz.
Metinde yer alan Yargıtay 12. CD'nin 30.03.2016 tarihli ve 2015/4349 E., 2016/5349 K. sayılı kararına göre, bu eylem suç oluşturmaz. Kararın temel gerekçesi, TCK m.136'daki suçun maddi unsurunun tam olarak oluşmadığı yönündedir. Yargıtay bu sonuca varırken şu hususları dikkate almıştır: 1. Verinin Aleniyeti ve Niteliği: Fotoğraf, katılanın 'herkese açık' profilinden kolaylıkla elde edilmiştir ve 'özel hayata ilişkin' bir nitelik taşımamaktadır. 2. 'Kişiyi Belirlenebilir Kılma' Unsurunun Zayıflaması: En kritik nokta budur. Fotoğraf, katılanın 'isim ve soyismi kullanılmadan', yani onu doğrudan tanımlayan en temel bilgilerden arındırılarak, sahte bir profilde yayınlanmıştır. Bu durumda, fotoğrafı gören bir kişinin, o fotoğraftaki kişinin kim olduğunu anlaması, yani kişiyi 'belirlenebilir' kılması zorlaşmaktadır. TCK m.136'nın amacı, bir kişiye ait verilerin yayılarak o kişinin kimliğinin ifşa edilmesi ve bu yolla zarar görmesini engellemektir. İsim gibi tanımlayıcı bilgiler olmadan yapılan bir paylaşım, bu amacı tam olarak gerçekleştirmeyebilir. Bu nedenlerle Yargıtay, bu özel durumda, eylemin TCK m.136 kapsamındaki suçu oluşturmayacağını, ancak özel hukuk (örneğin, kişilik haklarının ihlali nedeniyle tazminat) yaptırımlarına konu olabileceğini belirtmiştir. Bu karar, 'belirlenebilirlik' unsurunun somut olayda nasıl yorumlandığına dair önemli bir örnek teşkil eder. (Kaynak: kisisel-verileri-ele-gecirme-verme-veya-yayma-sucu-yargitay-kararlari)