Kanun yararına bozma yoluna, CMK m.272/3 veya m.286/2 uyarınca miktar itibarıyla kesin olan (istinaf veya temyiz edilemeyen) bir mahkumiyet kararına karşı gidilebilir mi? Bu durumun, kanun yolunun 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen' karar şartını nasıl karşıladığını açıklayınız.
Evet, gidilebilir. Metinde de belirtildiği gibi, kanun yararına bozma yolunun temel şartlarından biri, kararın 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş' olmasıdır. Bu kesinleşme farklı şekillerde olabilir: 1. Kanun Yolu Süresinin Kaçırılması: Tarafların, istinaf veya temyize başvurma hakları varken, yasal süresi içinde bu yollara başvurmamaları nedeniyle kararın kesinleşmesi. 2. Kanun Yolundan Feragat: Tarafların bu haklarından vazgeçmeleri. 3. Kanunen Kesin Olma: CMK m.272/3 (sonuç ceza 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümleri) ve CMK m.286/2 (bazı suçlar hariç, 5 yıl veya daha az hapis cezaları gibi) uyarınca, bazı kararlar verildikleri anda veya istinaf incelemesinden sonra 'kesin' niteliktedir ve bunlara karşı bir üst kanun yoluna (istinaf veya temyiz) başvurulamaz. Sorudaki durum, üçüncü kategoriye girmektedir. Miktar veya ceza türü itibarıyla kanunen kesin olan bir karar, tanım gereği 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçemeyeceği' için, kanun yararına bozma yolunun aradığı şartı tam olarak karşılar. Eğer bu kesin kararda ciddi bir hukuka aykırılık varsa, bu aykırılığın giderilebileceği tek yol, olağanüstü bir yol olan kanun yararına bozmadır. (Kaynak: ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)