Tapu tahsis belgesine dayalı tescil davasında, davacının, tescil talebinin reddi halinde tazminat talebini 'davalı hesabına yatırılan bedelin günümüz rayiç bedeline uyarlanarak' talep etmesine rağmen, mahkemenin 'taşınmazın rayiç bedeline' hükmetmesi neden hukuka aykırıdır? Bu durumun 'taleple bağlılık ilkesi' ve 'haksız zenginleşme' kavramları açısından sonuçlarını tartışınız.
Bu durum, birden çok hukuki ilkeyi ihlal ettiği için hukuka aykırıdır: 1. Taleple Bağlılık İlkesinin İhlali (HMK m.26): Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre hakim, tarafların talepleriyle bağlıdır ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı, tazminat talebini 'ödediği bedelin güncellenmesi' olarak sınırlamıştır. Mahkemenin, bu talebi aşarak, niteliksel olarak farklı ve miktar olarak çok daha yüksek olan 'taşınmazın rayiç bedeline' hükmetmesi, taleple bağlılık ilkesinin açık bir ihlalidir. 2. Haksız Zenginleşme Yasağının İhlali: Metindeki Yargıtay Özel Daire bozma kararında da vurgulandığı gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değildir. Davacı, taşınmazın mülkiyetini hiç kazanmamıştır. Ona, mülkiyeti hiç kendisine ait olmamış bir taşınmazın tam rayiç bedelini ödemek, onu sebepsiz yere zenginleştirmek anlamına gelir. Davacının hak ettiği, mülkiyet hakkının karşılığı değil, ödediği bedelin alım gücünün korunmasıdır. Taşınmazın rayiç bedeline hükmetmek, davacıyı, taşınmazı bedel ödemeden uzun süre kullanmasına rağmen, sanki en başından beri malikmiş gibi bir konuma getirir ki bu, adalet ve hakkaniyet duygusuna aykırıdır. Sonuç olarak, mahkemenin kararı hem usul hukukundaki taleple bağlılık ilkesine hem de maddi hukuktaki haksız zenginleşme yasağına aykırı olduğu için bozulmalıdır. Doğru olan, davacının talebi doğrultusunda, ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değerine hükmetmektir. (Kaynak: tapu-tahsis-belgesine-dayali-tapu-iptali)