5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca iddianamenin iadesi kararı verilebilecek haller sınırlı sayıda sayılmıştır. Bir iddianamede, suçun ispatı için zorunlu görülebilecek bir 'bilirkişi raporunun eksikliği', iddianamenin iadesi sebebi olabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, 7. ve 9. Ceza Dairelerinin kararları ışığında açıklayınız.
Hayır, kural olarak iddianamenin iadesi sebebi olamaz. Metinde yer alan Yargıtay 7. Ceza Dairesi (2009/5974 K.) ve 9. Ceza Dairesi (2009/2592 K.) kararlarına göre, bilirkişi raporu eksikliği gerekçesiyle iddianamenin iadesi hukuka aykırıdır. Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımının temel gerekçeleri şunlardır: 1. Delil Toplama Yargılama Aşamasının İşidir: Bilirkişi incelemesi, bir delil toplama işlemidir. Soruşturma aşamasında savcının topladığı delillerin, kamu davası açmak için 'yeterli şüphe' (CMK m.170/2) oluşturması kafidir. Suçun tam ispatı için gereken tüm delillerin soruşturma aşamasında toplanmış olması zorunlu değildir. 2. Bilirkişi Atama Yetkisi Hakime Aittir: CMK m.62 vd. maddelerine göre, bilirkişi görevlendirme yetkisi esasen kovuşturma aşamasında 'hakim veya mahkeme'ye aittir. Savcının bu yetkiyi soruşturmada kullanması bir imkandır, zorunluluk değil. 3. İade Nedenleri Sınırlıdır: CMK m.174'te sayılan iddianamenin iadesi nedenleri arasında 'delil eksikliği' veya 'bilirkişi raporu alınmaması' gibi bir neden bulunmamaktadır. Dolayısıyla Yargıtay, bilirkişi raporu gibi delillerin kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından da toplanabileceğini, bu eksikliğin yargılama sırasında giderilebileceğini belirterek, bu gerekçeyle iddianamenin iadesini 'kanunilik' ilkesine aykırı bulmaktadır. (Kaynak: cmk-madde-62-bilirkisilere-uygulanacak-hukumler, ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)