CMK m.309/5'e göre, Yargıtay'ın kanun yararına bozma kararına karşı yerel mahkeme 'direnemez'. Bu 'direnme yasağı'nın, olağan temyizdeki 'direnme' kurumundan farkı nedir? Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra, önceki kararının aynısını veya benzerini yeni gerekçelerle tekrar verebilir mi?
'Direnme yasağı', kanun yararına bozmanın olağanüstü niteliğinin bir sonucudur ve olağan temyizdeki direnme kurumundan temelde farklıdır. - Olağan Temyizdeki Direnme: Yerel mahkeme, Yargıtay dairesinin bozma kararına katılmıyorsa, eski kararında ısrar edebilir. Buna 'direnme kararı' denir. Bu durumda dosya, nihai kararı vermek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gider. - Kanun Yararına Bozmadaki Direnme Yasağı: CMK m.309/5 uyarınca, yerel mahkemenin, Yargıtay dairesinin kanun yararına bozma kararına karşı 'direnme kararı' verme yetkisi yoktur. Mahkeme, bozma kararına uymak zorundadır. Ancak 'direnme yasağı', mahkemenin bozma sonrası yapacağı yargılamada tamamen serbestisinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Mahkeme, Yargıtay'ın belirttiği hukuka aykırılığı gidermek şartıyla yeniden yargılama yapar. Metinde de belirtildiği gibi, mahkeme bozmaya 'uyma kararı' verdikten sonra, yapacağı yeni yargılama ve değerlendirme sonucunda, eğer Yargıtay'ın işaret ettiği hukuki hatayı tekrarlamıyorsa ve yeni, farklı, hukuka uygun gerekçeler sunabiliyorsa, önceki kararının sonucuna benzer bir kararı yeniden verebilir. Yasak olan, bozma kararına karşı usulen 'direnme kararı' vermektir, yoksa bozma sonrası varılacak sonucun mutlaka farklı olması zorunluluğu değildir. (Kaynak: ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)