5718 sayılı MÖHUK m. 54/b, tanıma ve tenfiz şartı olarak, yabancı mahkeme ilamının 'Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmasını' aramaktadır. Türk hukukunda hangi dava konularının 'münhasır yetki' kapsamında olduğu kabul edilir ve bu kuralın temel mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123281

'Münhasır yetki' (kesin veya mutlak yetki), bir dava türünün, niteliği gereği, sadece Türk mahkemelerinde görülmesini zorunlu kılan ve yabancı bir mahkemenin bu konuda karar vermesinin kabul edilemeyeceği yetki kuralıdır. Bu kuralın temel mantığı, devletin egemenlik hakları ve kamu düzeni ile doğrudan ilgili olan konularda yargı yetkisini başka bir devletle paylaşmaktan kaçınmasıdır. Türk hukukunda münhasır yetki kapsamında olduğu genel olarak kabul edilen dava konuları şunlardır: - Taşınmazların Ayni Haklarına İlişkin Davalar: Türkiye'deki bir taşınmazın mülkiyeti, irtifak hakkı gibi konulara ilişkin davalar (HMK m.12). - İcra ve İflas Hukukuna İlişkin Takipler ve Davalar: Türkiye'de yürütülen icra ve iflas takipleriyle ilgili davalar. - Bazı idari davalar: İdari işlemlerin iptali gibi davalar. Metindeki tartışmada, vesayet davalarının bu kapsamda olmadığı, çünkü vesayetin devletin egemenlik alanından çok kişinin korunmasıyla ilgili olduğu sonucuna varılmıştır. Boşanma, alacak gibi davalar da münhasır yetki kapsamında değildir. Münhasır yetki kuralı, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de tanınmasının önündeki en kesin engellerden biridir. (Kaynak: yabanci-mahkeme-kararinin-taninmasi)