Taksirle işlenen bir suçta, sanığın kusurunun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporları arasında çelişki varsa (örneğin bir rapor tam kusur, diğeri tali kusur veriyorsa), mahkeme bu çelişkiyi nasıl gidermelidir? Sadece raporlardan birini tercih ederek hüküm kurması yeterli midir?
Hayır, sadece raporlardan birini tercih ederek hüküm kurması yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkeme öncelikle raporlar arasındaki çelişkinin nedenlerini araştırmalı ve bu çelişkiyi gidermelidir. Bu amaçla mahkeme şu yollara başvurabilir: 1. Ek Rapor: Mevcut bilirkişilerden, raporlarındaki çelişkiyi gidermeleri için ek bir rapor isteyebilir. 2. Yeni Bilirkişi Heyeti: Çelişki giderilemezse, önceki bilirkişiler dışında, konunun uzmanı olan farklı kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak onlardan yeni bir rapor alabilir. 3. Uzman Kurumdan Rapor: Özellikle trafik kazaları gibi teknik konularda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya üniversitelerin ilgili kürsülerinden, dosyadaki tüm delilleri değerlendiren ve raporlar arasındaki çelişkiyi de irdeleyen nihai bir rapor alınması yoluna gidebilir. Mahkeme, bu yollarla çelişkiyi giderdikten ve vicdani kanaati oluştuktan sonra, gerekçesini de kararında açıkça göstererek bir hüküm kurmalıdır. Çelişkili raporlara rağmen, bunlardan birine keyfi olarak dayanarak hüküm kurmak, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebi teşkil eder. (Genel ceza muhakemesi prensipleri ve Yargıtay içtihatları, örneğin metindeki Yargıtay 12. CD, 2014/3238 K. sayılı karardaki mantık bu yöndedir.)