5237 sayılı TCK'nın ceza belirleme sistematiğinde, 765 sayılı TCK'dan farklı olarak, 'failin geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı' gibi unsurların TCK m.61'deki temel cezanın belirlenmesinden çıkarılıp TCK m.62'deki takdiri indirim nedenleri arasına alınmasının temel amacı ve sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123270

Bu değişikliğin temel amacı, 'cezanın bireyselleştirilmesi' ilkesini daha adil ve öngörülebilir bir çerçeveye oturtmak ve 'çifte değerlendirme yasağını' pekiştirmektir. - Amaç: 765 sayılı TCK döneminde, failin sabıkalı geçmişi veya olumsuz sosyal durumu, TCK m.29 kapsamında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak, yani aleyhe olarak belirlenmesine gerekçe yapılabiliyordu. 5237 sayılı TCK, bu yaklaşımı terk etmiştir. 'Failin geçmişi', 'sosyal ilişkileri', 'fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları' ve 'cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri' gibi sübjektif unsurları, TCK m.61'deki temel ceza belirleme kriterlerinden çıkararak, sadece fail 'lehine' bir takdiri indirim nedeni olarak TCK m.62'de düzenlemiştir. - Sonuç: Bu değişiklikle, bir failin sabıkalı olması veya sosyal durumunun kötü olması, artık temel cezanın artırılması için bir gerekçe olarak kullanılamaz. Bu unsurlar, ancak TCK m.62 kapsamında, mahkeme tarafından olumlu değerlendirilirse bir indirim sebebi olabilir. Bu durum, suçun işleniş şekli gibi objektif unsurlarla (TCK m.61), failin kişiliği gibi sübjektif unsurların (TCK m.62) ceza tayinindeki yerini net bir şekilde ayırmış ve ceza adaletinde fail aleyhine keyfi değerlendirmelerin önüne geçmeyi hedeflemiştir. (Kaynak: cifte-mukerrer-degerlendirme-yasagi)