CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi için, hukuka aykırılığın 'ciddi bir boyutta' olması gerektiği belirtilmektedir. Bu 'ciddiyet' kriteri nasıl yorumlanmalıdır? Hakimin, gerekçeli kararında maddi bir hata (örneğin, yanlış bir tarih yazması) yapması, kanun yararına bozma sebebi olabilir mi?
Kanun yararına bozma, istisnai ve olağanüstü bir kanun yoludur. Amacı, kesinleşmiş kararların istikrarını (kesin hükmün otoritesini) korumak ile hukuka aykırılıkları giderme ihtiyacı arasında bir denge kurmaktır. Bu nedenle, her türlü hukuka aykırılık bu yola başvurmak için yeterli değildir. Hukuka aykırılığın 'ciddi bir boyutta' olması, kararın sonucunu etkileyen, temel usul kurallarını veya maddi hukuk kurallarını bariz bir şekilde ihlal eden, sanığın temel haklarını (savunma hakkı gibi) zedeleyen nitelikte olması anlamına gelir. Hakimin gerekçeli kararında yaptığı basit bir maddi hata (yanlış tarih yazılması, taraflardan birinin adının yanlış yazılması gibi), eğer bu hata kararın anlamını ve sonucunu değiştirmiyorsa ve mahallinde 'düzeltilebilir' nitelikte ise, genellikle kanun yararına bozma için yeterince 'ciddi' bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmez. Ancak bu maddi hata, örneğin zamanaşımı hesabını etkiliyor veya suçun unsurları hakkında bir belirsizlik yaratıyorsa, o zaman ciddiyet kazanır ve kanun yararına bozma sebebi olabilir. Önemli olan, hatanın hükmün esasına etki edip etmediğidir. (Kaynak: ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)