5 yıldan uzun süreli bir kira sözleşmesinde TBK m.344/3 uyarınca kira tespit davası açıldığında, davalı kiracının 'tacir' olup olmamasının, uygulanacak hüküm açısından bir önemi var mıdır? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/79 K. sayılı kararındaki yaklaşımı izah ediniz.
Hayır, bir önemi yoktur. Metinde alıntılanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2019 tarihli ve 2017/5480 E., 2019/79 K. sayılı kararına göre, kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren beş yıllık süre dolmuşsa, kira bedelinin TBK m.344/3'e göre 'hak ve nesafet' ilkeleri doğrultusunda rayice göre belirlenmesi gerekir. Kararda açıkça, 'Bu durumda davalı kiracının tacir olup olmaması sonuca etkili olmayıp her iki durumda da kira bedelinin davalı tarafından en son ödenen bedelden az olmamak üzere rayice göre belirlenmesi gerektiği açıktır.' denilmektedir. Normalde, 6201 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi, tacir olan kiracılar için TBK'nın kira hukukuna ilişkin bazı hükümlerinin (örneğin, ilk 5 yıl için artış tavanını düzenleyen m.344/1-2) uygulanmasını ertelemişti. Ancak TBK m.344/3, bir 'uyarlama' hükmü olup, bu erteleme kapsamında değildir ve hem konut hem de çatılı işyeri kiraları için, kiracının tacir olup olmadığına bakılmaksızın, 5 yıllık süre dolduğunda uygulanır. (Kaynak: Kira-Artis-Oranina-Getirilen-Yuzde25-Sinirlamasi-Karsisinda-5-Yildan-Uzun-Sureli-Veya-5-Yildan-Sonra-Yenilenen-Kira-Sozlesmelerinin-Durumu)