Bir ceza davasında, hakkında katılma kararı verilmemiş müşteki vekili, CMK m.216 uyarınca 'delillerin tartışılması' aşamasında söz alabilir mi? Bu durumun CMK m.201'deki 'doğrudan soru yöneltme' hakkından farkını, kanun metinlerindeki ifadeler üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123241

Hayır, alamaz. CMK m.216/1, delillerin tartışılması aşamasında söz sırasını düzenlerken açıkça 'söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine... verilir' demektedir. Kanun koyucu burada 'müşteki veya vekili' dememiş, hakkı 'katılan veya vekili' olmakla sınırlandırmıştır. Bu, delillerin esası hakkında görüş bildirme ve tartışmaya katılma hakkının, davaya usulen müdahil olmuş (katılan) tarafa tanındığını gösterir. Metnin yazarının da vurguladığı gibi, bu durum CMK m.201'den farklıdır. CMK m.201, 'müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat' ifadesini kullanarak daha geniş bir tanım yapmıştır. Ancak m.216'daki ifade son derece nettir ve sınırlayıcıdır. Dolayısıyla, doğrudan soru sorma hakkı (CMK m.201) müşteki vekili tarafından kullanılabilecekken, delillerin esasına ilişkin tartışmaya katılma hakkı (CMK m.216) ancak müvekkili hakkında katılma kararı verildikten sonra kullanılabilir. (Kaynak: dogrudan-soru-yoneltme-musteki-vekili)