Bir kişinin tutuklulukta geçirdiği sürenin, bihakkın tahliye tarihini aşması halinde CMK m.141/1-f uyarınca tazminat talep edilebilir. Tazminat hesaplanırken, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin tamamı mı, yoksa sadece bihakkın tahliye süresini aşan kısım mı dikkate alınır? Metindeki açıklamayı Yargıtay içtihadı ışığında değerlendiriniz.
Metindeki açıklamaya ve yerleşik Yargıtay içtihadına (örn: Yargıtay 12. CD., 14.06.2021, 2020/2350 E., 2021/4828 K.) göre, bu durumda sadece bihakkın tahliye süresini 'aşan' kısım için tazminat talep edilebilir. CMK m.141/1-f, tazminat sebebini 'hükümlülük süresinin aşılması' olarak tanımlamıştır. Bu nedenle, tazminatın konusu, haksız yere fazladan çekilen süredir. Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin tamamı için tazminat talep edilmesi, ancak CMK m.141/1'deki diğer hallerde, örneğin kanuna aykırı olarak tutuklanma (m.141/1-a) veya yargılama sonunda beraat etme (m.141/1-e) gibi durumlarda söz konusu olabilir. m.141/1-f'nin mantığı, kişinin mahkum olduğu cezanın infazından daha fazla bir süre hürriyetinden yoksun bırakılmasının yarattığı zararı telafi etmektir. Dolayısıyla, mahkumiyet süresine mahsup edilen kısım 'haklı' bir tutma olarak kabul edilir ve tazminata konu olmaz; sadece bu süreyi aşan kısım 'haksız' tutma olarak değerlendirilir ve tazminat bu kısım üzerinden hesaplanır. (Kaynak: bihakkin-ve-fiili-infaz -surelerini-asan-tutuklulukta-tazminat)