Kanun yararına bozma (CMK m.309) yoluna, hakimin takdir yetkisini kullanmasına ilişkin (örneğin, TCK m.62'deki takdiri indirimin uygulanmaması) veya delillerin takdirine ilişkin (örneğin, bir tanık beyanına itibar edilmemesi) gerekçelerle başvurulabilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, başvurulamaz. Metinde atıf yapılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.01.2016 tarihli ve 2016/4 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolu, 'hukuka aykırılıkların' giderilmesi için öngörülmüştür. Hakimin, kanunun kendisine tanıdığı sınırlar içinde takdir yetkisini kullanması veya delilleri serbestçe değerlendirerek bir sonuca varması, bir 'hukuka aykırılık' değil, bir 'takdir' ve 'değerlendirme' meselesidir. Bu tür konuların denetim yeri, olağan kanun yolları olan istinaf ve temyizdir. Kanun yararına bozma, bu olağan denetimden geçmemiş kararlardaki açık hukuki hataları düzeltmeyi amaçlar. Dolayısıyla, hakimin takdir hakkı alanına giren, suç işleyen için mutlak bir hak teşkil etmeyen hususlar (takdiri indirim, temel cezanın alt sınırdan belirlenip belirlenmemesi gibi), delil takdiri ve vicdani kanaate ilişkin başvurular, kanun yararına bozma konusu yapılamaz. Aksi takdirde, bu olağanüstü yol, bir 'üçüncü derece yargılama' haline gelirdi ki bu, kanunun amacıyla bağdaşmaz. (Kaynak: ceza-kanun-yararina-bozma-cmk-309)