CMK m.226/2, iddianamede gösterilmemiş ve 'cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek' bir halin ortaya çıkması durumunda ek savunma hakkı verilmesini öngörür. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2024/740 K. sayılı kararında, iddianamede talep edilmediği halde 'müsadere' kararı verilmesi neden bu kapsamda değerlendirilmiş ve bozma sebebi yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123213

Müsadere (TCK m.54-55), bir ceza değil, bir 'güvenlik tedbiri'dir. CMK m.226/2, sadece cezanın artırılmasını değil, aynı zamanda iddianamede öngörülmeyen bir güvenlik tedbirinin uygulanmasını gerektiren hallerde de sanığa ek savunma hakkı tanınmasını zorunlu kılar. İddianamede, suç konusu eşyanın müsaderesi talep edilmemişse, sanık bu konuda bir savunma hazırlama ihtiyacı hissetmeyebilir. Yargılama sırasında mahkeme, eşyanın müsaderesine karar vermeyi düşündüğünde, bu durum sanık için 'kovuşturma evresinde ilk defa anlaşılan' ve aleyhine sonuç doğuracak yeni bir durumdur. Sanığın, müsadereye konu eşyanın niteliği, iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı, suçta nasıl kullanıldığı gibi konularda savunma yapma ve delil sunma hakkı vardır. Bu hak tanınmadan doğrudan müsadere kararı verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve CMK m.226/2'nin ihlali anlamına gelir. Yargıtay 7. CD'nin anılan kararı da bu gerekçeyle, ek savunma hakkı verilmeden müsadere kararı verilmesini bir bozma nedeni olarak kabul etmiştir. (Kaynak: ek-savunma-hakki-verilmesini-gerektiren-haller)