Sanığın lehine sonuç doğuracak bir hukuki nitelik değişikliği (örneğin, eylemin hırsızlık değil, daha az cezayı gerektiren güveni kötüye kullanma olduğunun anlaşılması) durumunda, CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesi zorunlu mudur? 5271 sayılı CMK'nın, mülga 1412 sayılı CMUK'dan bu konudaki farkını ve YCGK'nın yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123205

Evet, zorunludur. Metinde belirtildiği gibi, mülga 1412 sayılı CMUK, lehe değişikliklerde ek savunma hakkı verilmesini zorunlu tutmuyordu. Ancak 5271 sayılı CMK m.226, böyle bir ayrım yapmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli, 2010/261 E, 2011/141 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, yeni CMK, 'iddianamede gösterilen suçtan daha az ceza verilmesini gerektiren hallerde bile' sanığa veya müdafiine mutlaka ek savunma hakkı tanınmasını kabul etmiştir. Bunun temel nedeni, savunma hakkını daha da güçlendirme amacıdır. Suçun hukuki niteliğinin değişmesi, sanığın savunma stratejisini temelden etkileyebilir. Sanık, daha hafif olan yeni suçlamaya karşı farklı deliller sunabilir, farklı argümanlar geliştirebilir. Bu hakkın tanınmaması, lehe bir durum olsa dahi, sanığın savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir. CMK m.226'nın lafzı ('suçun hukuki niteliğinin değişmesi'), herhangi bir lehe/aleyhe ayrımı yapmadığından, her türlü nitelik değişikliğinde ek savunma hakkı verilmesi gerekir. (Kaynak: ek-savunma-hakki-verilmesini-gerektiren-haller)