Bir hükümlünün tutuklulukta geçirdiği sürenin, başka bir suçtan aldığı mahkumiyet cezasından mahsup edilmesi, CMK m.141 uyarınca tazminat talep etme hakkını tamamen ortadan kaldırır mı? 6459 sayılı Kanun ile CMK m.144/1-a'nın kaldırılmasının bu konudaki etkisini ve Yargıtay'ın 'makul tazminat' yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, tamamen ortadan kaldırmaz. Eskiden yürürlükte olan CMK m.144/1-a, tutukluluk süresi başka bir mahkumiyetten indirilenlerin tazminat isteyemeyeceğini düzenliyordu. Ancak bu hüküm, 6459 sayılı Kanun ile 2013 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonrası, mahsup işlemi yapılmış olsa dahi tazminat talep etmek mümkün hale gelmiştir. Metinde atıf yapılan Yargıtay 12. CD'nin 2021/3960 K. sayılı kararı gibi güncel içtihatlar, bu durumda bir denge kurulması gerektiğini belirtmektedir. Yargıtay'a göre; eğer haksız tutukluluk süresinin tamamı başka bir cezadan mahsup edilmişse, kişi yine de bu haksız tutukluluk nedeniyle bir mağduriyet yaşamıştır. Bu mağduriyetin giderilmesi için, standart bir tazminat hesabı yerine, 'makul bir miktar' maddi ve manevi tazminata hükmedilmelidir. Eğer sürenin bir kısmı mahsup edilmişse, mahsup edilmeyen kısım için tam hesaplama yapılmalı, mahsup edilen kısım için ise yine 'makul bir miktar' tazminata karar verilmelidir. Bu yaklaşım, mahsubun sağladığı faydayı göz ardı etmeden, haksız tutmanın yarattığı manevi zararı bir miktar da olsa telafi etmeyi amaçlamaktadır. (Kaynak: bihakkin-ve-fiili-infaz -surelerini-asan-tutuklulukta-tazminat)