CMK m.109/3-a'da düzenlenen 'yurt dışına çıkış yasağı' bir adli kontrol tedbiri olarak hangi şartlarda verilebilir? Bu tedbirin, tutuklama kurumuyla olan ilişkisini ve 'ölçülülük' ilkesi açısından önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123198

Yurt dışına çıkış yasağı, bir adli kontrol tedbiridir ve tutuklamaya bir alternatiftir. CMK m.109/1 uyarınca, bu tedbirin verilebilmesi için öncelikle CMK m.100'de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı gerekir. Bu şartlar şunlardır: 1. Kuvvetli Suç Şüphesi: Şüpheli veya sanığın suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması. 2. Bir Tutuklama Nedeninin Varlığı: Aşağıdaki nedenlerden birinin bulunması: a) Kaçma veya kaçma şüphesi uyandıran somut olguların varlığı. b) Delilleri karartma (yok etme, gizleme, değiştirme, tanık/mağdur üzerinde baskı) tehlikesinin bulunması. c) Katalog suçlardan (CMK m.100/3'te sayılan) birinin işlendiğine dair kuvvetli şüphe olması (bu durumda tutuklama nedeni varsayılır). Tutuklama kurumuyla ilişkisi, onun bir alternatifi olmasıdır. Yani, tutuklama şartları gerçekleşmiş olmasına rağmen, hakim 'ölçülülük' ilkesi gereğince tutuklamanın ağır bir tedbir olacağı kanaatine varırsa, şüpheli veya sanığın yargılamada hazır bulunmasını sağlamak ve kaçmasını önlemek için daha hafif bir tedbir olan yurt dışına çıkış yasağını uygulayabilir. Bu, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına daha az müdahale eden orantılı bir çözüm sunar. (Kaynak: yurtdisina-cikis-yasagi-nedir-nasil-kaldirilir)