Haksız tahrik (TCK m.29) ile meşru savunma (TCK m.25) kurumlarını, hukuki nitelikleri, şartları ve sonuçları bakımından karşılaştırınız. Bir eylemde 'sınırın aşılması' (TCK m.27) halinde, bu iki kurumdan hangisinin uygulanma olasılığı ortaya çıkar?
Haksız tahrik ve meşru savunma, her ikisi de bir haksız fiile/saldırıya tepki olarak işlenen suçları düzenlese de aralarında temel farklar vardır: 1. Hukuki Nitelik: Meşru savunma, bir 'hukuka uygunluk nedeni'dir. Eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır, fiili suç olmaktan çıkarır ve fail hakkında beraat kararı verilir. Haksız tahrik ise 'kusurluluğu azaltan bir neden'dir. Fiil hukuka aykırı ve suç olmaya devam eder, ancak failin kusuru azaldığı için cezasında indirim yapılır. 2. Şartları: Meşru savunmada, 'gerçekleşen veya gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırı' olmalıdır. Yani saldırı mevcut veya çok yakın olmalıdır. Haksız tahrikte ise, haksız eylem sona ermiş olabilir; önemli olan eylemin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem'in etkisinin devam etmesidir. Ayrıca meşru savunmada 'orantılılık' ilkesi esastır. 3. Sonuçları: Meşru savunmada ceza verilmez. Haksız tahrikte ise kanunda belirtilen oranlarda ceza indirimi yapılır. 'Sınırın aşılması' (TCK m.27) durumunda, meşru savunma koşulları ortadan kalkar. Eğer sınır 'korku, panik veya heyecan' gibi mazur görülebilecek bir nedenle aşılmışsa faile ceza verilmeyebilir. Ancak sınır kasıtlı olarak veya mazur görülemeyecek bir nedenle aşılmışsa, eylem haksız hale gelir. İşte bu noktada, saldırının yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle sınırın aşıldığı kabul edilebiliyorsa, olay haksız tahrik koşulları (TCK m.29) çerçevesinde değerlendirilebilir ve fail hakkında haksız tahrik indirimi uygulanabilir. (Kaynak: haksiz-tahrik-hukumleri)