Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10013 K. sayılı kararında, rapora dayanak alınan bilirkişiye yemin yaptırılmaması neden CMK m.62 ve m.64/6'ya aykırılık olarak kabul edilmiştir? Bir bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için yemin şartının hukuki önemini ve istisnasını izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123173

CMK m.64/6, il adli yargı adalet komisyonlarınca hazırlanan listelerde yer almayan bilirkişilerin, görevlendirildiklerinde kendilerini atayan merci huzurunda yemin etmelerini zorunlu kılar. CMK m.62 ise genel bir yollama hükmüdür. Yemin, bilirkişinin görevini 'adalete bağlı kalarak, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsızlıkla yerine getireceğine' dair verdiği bir sözdür ve raporunun güvenilirliği ile tarafsızlığının temel güvencesidir. Yargıtay, yeminsiz bir bilirkişinin düzenlediği raporun hükme esas alınmasını, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'delillerin güvenilirliği' ilkesinin ihlali olarak görür ve bu durumu bir bozma nedeni sayar. Yemin şartının istisnası CMK m.64/5'te düzenlenmiştir: İl adli yargı adalet komisyonu tarafından hazırlanan listede yer alan ve komisyon huzurunda genel bir yemin etmiş olan bilirkişilere, görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez. Yargıtay 5. CD'nin 2014/10013 K. sayılı kararında, bilirkişinin listeye kayıtlı olup olmadığı anlaşılamadığı ve yemin de ettirilmediği için CMK m.64/6'ya aykırılık oluştuğu sonucuna varılmıştır. (Kaynak: cmk-madde-62-bilirkisilere-uygulanacak-hukumler)