CMK m.62, tanıklara ilişkin hükümlerin, aykırı olmayanların bilirkişiler hakkında da uygulanacağını belirtir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3919 K. sayılı kararında, yabancı uyruklu sanık için atanan tercüman bilirkişiye yeniden yemin verdirilmemesi neden CMK m.57 ve m.202'ye aykırılık ve bozma sebebi sayılmıştır? Tercümanın hukuki statüsünü bu bağlamda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123172

Tercümanlar, ceza muhakemesinde özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda görüş bildirdikleri için 'bilirkişi' statüsündedirler. CMK m.62, tanıklık hükümlerinden çatışmayanların bilirkişiler için de geçerli olduğunu belirtir. CMK m.64/6 ise, listelerde yer almayan bilirkişilerin görevlendirildiklerinde merci huzurunda yemin etmeleri gerektiğini amirdir. CMK m.202, duruşmada hazır bulunacak tercümana, yeminli değilse göreve başlamadan önce yemin verdirileceğini düzenler. Yargıtay 1. CD, 2014/3919 K. sayılı kararında, daha önceki bir celsede yemin ettirilmiş olsa bile, sonraki oturumlarda bu yeminin hatırlatılmaması veya yeniden yemin ettirilmemesini bir bozma nedeni saymıştır. Bunun temel sebebi, yeminin, bilirkişinin (tercumanın) görevini tarafsız, doğru ve eksiksiz yapacağına dair verdiği bir taahhüt olması ve bu taahhüdün her önemli işlemde (tanık dinleme, esas hakkında savunma alma gibi) yenilenmesi veya hatırlatılmasının adil yargılanma hakkının bir gereği olarak görülmesidir. Yemin eksikliği, yapılan çevirinin ve dolayısıyla sanığın savunmasının veya tanık beyanının geçerliliği konusunda şüphe yaratır. Bu durum CMK m.57'de düzenlenen 'Yeminin yerine getirilmesi' ve m.202'de düzenlenen 'Tercüman bulundurulacak hâller' hükümlerine doğrudan aykırılık teşkil eder ve savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. (Kaynak: cmk-madde-62-bilirkisilere-uygulanacak-hukumler)