Hükümlünün, ATM cihazına yerleştirdiği kart kopyalama ve kamera düzenekleri ile kişilere ait kart bilgilerini ve şifrelerini ele geçirmesi eylemi, TCK m.136 (kişisel verileri ele geçirme) açısından nasıl değerlendirilir? Bu eylem zincirleme suç hükümlerine (TCK m.43) tabi midir?
Bu eylem, TCK m.136/1'de tanımlanan 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 26.04.2017 tarihli, 2015/13192 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kişilerin banka kartlarının manyetik şerit bilgileri ve şifreleri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi niteliğinde olup, KVKK ve TCK anlamında 'kişisel veri'dir. Bu verilerin, kart sahibinin rızası olmaksızın, ATM'ye yerleştirilen özel düzenekler aracılığıyla kopyalanması ve depolanması, 'ele geçirme' fiilini tam olarak karşılamaktadır. Eylemin zincirleme suç (TCK m.43) hükümlerine tabi olup olmadığı ise, eylemin tek bir suç işleme kararı altında, birden fazla kişiye karşı, farklı zamanlarda işlenip işlenmediğine göre belirlenir. ATM'ye yerleştirilen bir düzeneğin, orada kaldığı süre boyunca birden fazla kişinin kart bilgisini kopyalaması, 'tek bir fiil' ile 'birden fazla mağdura' karşı suç işlenmesi olarak kabul edilir. Bu durumda, faile TCK m.136'dan ceza verildikten sonra, bu ceza TCK m.43/2 uyarınca (aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi) artırılır. Bu yorum, Yargıtay'ın yerleşik içtihadıyla da uyumludur.