5271 sayılı CMK'nın 310. maddesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na hangi istisnai durumda kendiliğinden 'kanun yararına bozma' yoluna başvurma yetkisi tanımıştır? Bu istisnanın Adalet Bakanlığı'nın genel yetkisiyle ilişkisi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123162

CMK m.310, kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin kural olarak Adalet Bakanlığı'na ait olduğu genel kuralına (CMK m.309) önemli bir istisna getirmiştir. Bu istisna, sadece CMK m.309/4-d bendinde belirtilen hallerle sınırlıdır. Yani, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bir kararın, 'hükümlünün cezasının kaldırılmasını' veya 'daha hafif bir cezanın verilmesini' gerektirdiği durumlarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Adalet Bakanlığı'nın bildirimini beklemeden, re'sen (kendiliğinden) kanun yararına bozma başvurusunda bulunabilir. Bu yetki, hükümlü lehine olan ve sonucun bariz olduğu (örn: suçun af kapsamına girmesi, lehe kanun çıkması gibi) durumlarda sürecin hızlandırılması ve adaletin çabuk tecelli etmesi amacını taşır. Bu yetkinin Adalet Bakanlığı'nın genel yetkisiyle ilişkisi şöyledir: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın bu özel yetkisi, Adalet Bakanlığı'nın aynı konudaki yetkisini ortadan kaldırmaz, ancak ona paralel, istisnai ve hızlı bir yol sunar. CMK m.310/2 uyarınca, eğer Adalet Bakanlığı aynı karar için daha önce kanun yararına bozma yoluna başvurmuşsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı artık bu yola başvuramaz. Bu hüküm, aynı dosya için mükerrer başvuru yapılmasını önlemeyi amaçlar.