5237 sayılı TCK'nın 282. maddesinde düzenlenen kara para aklama suçu, 'seçimlik hareketli' bir suç olarak tanımlanmıştır. Maddede yer alan 'çeşitli işlemlere tabi tutmak' ifadesi, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından bir belirsizlik yaratmakta mıdır? Doktrindeki tartışmaları ve bu ifadenin neden birden fazla işlemi zorunlu kılmayabileceğine dair görüşü açıklayınız.
Evet, 'çeşitli işlemlere tabi tutmak' ifadesi, 'suçta ve cezada kanunilik' (lex certa) ilkesi açısından bir belirsizlik tartışması yaratmıştır. Zira 'çeşitli' kelimesi, nicelik (birden fazla) mi yoksa nitelik (farklı türden) mi belirttiği konusunda yoruma açıktır. Bazı görüşler (örn. Ünver), bu ifadenin lafzından hareketle suçun oluşumu için mutlaka birden fazla işlem yapılması gerektiğini savunur. Ancak metinde de atıf yapılan baskın doktrin görüşü (örn. Özbek, Doğan, Bacaksız), bu ifadenin zorunlu olarak birden fazla işlemi kastetmediğini savunur. Bu görüşe göre, kanun koyucu bu ifadeyi, aklama yöntemlerinin öngörülemez çeşitliliğini ve karmaşıklığını ifade etmek için kullanmıştır. Aklama fiili, bazen tek bir karmaşık işlemle (örneğin, paravan şirketler aracılığıyla yapılan tek bir büyük ve sahte ithalat işlemi) de gerçekleştirilebilir. Bu tek işlem, kaynağı gizlemeye ve meşruiyet görüntüsü vermeye yeterli ve elverişli ise, suçun maddi unsuru oluşmuş sayılmalıdır. Dolayısıyla, bu görüşe göre 'çeşitli' ifadesi, işlemlerin 'çokluğunu' değil, 'çeşitliliğini ve karmaşıklığını' vurgulamakta ve hakime somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapma esnekliği tanımaktadır. Bu yorum, suçla etkin mücadele amacına daha uygun görülmektedir.