Bir kişinin, rızası olmaksızın telefon numarasının başkasına verilmesi eylemi, TCK m.136 kapsamında 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur mu? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 07.07.2014 tarihli kararında bu eylem nasıl nitelendirilmiş ve hem veren hem de alan kişi açısından sorumluluk nasıl paylaştırılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123152

Evet, oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 07.07.2014 tarihli ve 2014/607 E., 2014/16665 K. sayılı kararında bu durum açıkça TCK m.136 kapsamında bir suç olarak nitelendirilmiştir. Bir kişinin telefon numarası, onu belirlenebilir kılan ve genellikle sınırlı bir çevre ile paylaştığı, KVKK tanımına uygun bir 'kişisel veri'dir. Bu verinin, sahibinin rızası olmaksızın üçüncü bir kişiye aktarılması, TCK m.136'daki seçimlik hareketlerden 'hukuka aykırı olarak verme' fiilini oluşturur. Yargıtay, ilgili kararında sorumluluğu ikiye ayırmıştır: 1) Telefon numarasını, şikayetçinin rızası dışında bir başkasına veren sanığın eylemi, TCK m.136'daki 'verme' veya 'yayma' hareketini oluşturur. 2) Bu telefon numarasını, hukuka aykırı bir şekilde verildiğini bilerek alan diğer sanığın eylemi ise, aynı madde kapsamındaki 'ele geçirme' hareketini oluşturur. Dolayısıyla, bu basit görünen eylemde, hem veriyi yayan kişi hem de hukuka aykırı olduğunu bilerek bu veriyi temin eden kişi, TCK m.136 uyarınca ayrı ayrı fail olarak sorumlu tutulmuştur. Karar, telefon numarası gibi yaygın kullanılan verilerin de sıkı bir hukuki koruma altında olduğunu göstermektedir.