CMK m.64/3, 'kamu görevlileri, bağlı bulundukları kurumla ilgili davalarda bilirkişi olarak atanamazlar' hükmünü içermektedir. Bu yasağın temel amacı nedir ve bu kurala aykırı olarak alınan bir rapora dayanılarak hüküm kurulması neden bir bozma sebebidir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2007/7140 sayılı kararını bu bağlamda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123150

CMK m.64/3'teki bu yasağın temel amacı, bilirkişinin tarafsızlığını (impartiality) ve objektifliğini teminat altına almaktır. Bir kamu görevlisinin, kendi kurumunun taraf olduğu veya kurumunun menfaatinin söz konusu olduğu bir davada bilirkişilik yapması, çıkar çatışması yaratır ve raporunun objektif olmayacağı yönünde haklı bir şüphe doğurur. Bu durum, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'silahların eşitliği' ilkesini ve bilirkişilik kurumuna duyulan güveni zedeler. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2007/3381 E., 2007/7140 K. sayılı kararında, hırsızlık suçuna maruz kalan kurumda çalışan bir mühendisin bilirkişi olarak atanması, CMK m.64/3'e açık aykırılık teşkil ettiği için bozma nedeni sayılmıştır. Bu kurala aykırı olarak alınan bir rapora dayanılarak hüküm kurulması, delillerin hukuka uygun bir şekilde toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamına gelir. Tarafsızlığı şüpheli bir bilirkişinin raporu, hukuken 'sakat' bir delildir ve hükme esas alınamaz. Bu, yargılamanın temelini etkileyen ciddi bir usul hatası olduğu için Yargıtay tarafından mutlak bir bozma sebebi olarak kabul edilmektedir.