CMK m.109/3-a uyarınca verilen yurt dışına çıkış yasağı kararının, CMK m.231/8-c'de HAGB kararı ile birlikte bir denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanması hukuka uygun mudur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/9940 E. sayılı kararındaki gerekçeyi analiz ederek iki tedbirin amaçları arasındaki farkı ortaya koyunuz.
Hayır, hukuka uygun değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/9940 E., 2014/11157 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi bu iki tedbirin amaçları ve hukuki nitelikleri tamamen farklıdır. 1) **Yurt Dışına Çıkış Yasağı (CMK m.109/3-a):** Bu, tutuklamaya alternatif bir 'adli kontrol' tedbiridir. Temel amacı, şüpheli veya sanığın yargılama boyunca hazır bulunmasını sağlamak ve kaçmasını önlemektir. Yargılama süreciyle sınırlıdır. 2) **HAGB Kapsamındaki Yükümlülük (CMK m.231/8-c):** Bu, sanığın denetim süresi boyunca yeniden suç işlemesini önlemek ve topluma yeniden entegrasyonunu sağlamak amacıyla verilen bir 'denetimli serbestlik' tedbiridir. 'Belli yerlere gitmekten yasaklanma' yükümlülüğünün amacı, sanığı suç işlemeye itebilecek veya zararlı alışkanlıklar edinebileceği ortamlardan (örneğin, kumarhaneler, belirli mahalleler) uzak tutmaktır. Yurt dışına çıkış yasağını bu kapsamda bir yükümlülük olarak dayatmak, CMK m.231'in amacına aykırıdır. Birincisi bir koruma tedbiriyken, ikincisi bir denetim ve rehabilitasyon yükümlülüğüdür. Bu nedenle, HAGB kararıyla birlikte 'yurt dışına çıkma yasağı' şeklinde bir yükümlülük getirilmesi kanunun amacına aykırı ve hukuka aykırıdır.