5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmesi, suçun hukuki niteliğinin sanık 'lehine' değiştiği durumlarda da zorunlu mudur? 5271 sayılı CMK'nın, mülga 1412 sayılı CMUK'tan bu konudaki farkını ve bu değişikliğin 'silahların eşitliği' ilkesi açısından önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123147

Evet, zorunludur. Mülga 1412 sayılı CMUK m.258'in son fıkrası, iddianamede gösterilenden daha az ceza verilmesini gerektiren hallerde sanığa ek savunma verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırıyordu. Ancak, 5271 sayılı CMK m.226'da böyle bir istisnaya yer verilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli kararında da belirttiği gibi, yeni kanun, iddianamede gösterilen suçtan daha az ceza verilmesini gerektiren hallerde bile sanığa veya müdafiine mutlaka ek savunma hakkı tanınmasını benimsemiştir. Bu değişikliğin temelinde, savunma hakkının güçlendirilmesi ve 'silahların eşitliği' ilkesi yatmaktadır. Suçun lehe değişmesi durumunda dahi, sanığın bu yeni hukuki nitelendirme üzerinden bir savunma stratejisi geliştirme, lehe olan unsurları vurgulama ve belki de tamamen farklı bir hukuki argüman sunma hakkı vardır. Örneğin, fiilin kasten öldürmeden (TCK 81) taksirle öldürmeye (TCK 85) dönüştüğü bir durumda, sanık taksirin unsurları, kendi kusurunun derecesi veya bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı yönünde özel bir savunma yapmak isteyebilir. Bu hakkın tanınmaması, adil/dürüst yargılanma hakkının (Anayasa m.36, İHAS m.6) ihlali anlamına gelir.