5271 sayılı CMK m.309'da düzenlenen 'kanun yararına bozma' olağanüstü kanun yolunun temel amacı nedir? Bu yolun, hakimin takdir yetkisine giren konular (örneğin delil takdiri) için kullanılamamasının sebebini ve 'hukuka aykırılık' kavramının bu bağlamdaki kapsamını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123131

Kanun yararına bozmanın (olağanüstü temyiz) temel amacı, istinaf veya temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşmiş olan hakim veya mahkeme kararlarındaki ciddi hukuka aykırılıkları gidermek, böylece ülke genelinde hukukun yeknesak (eşit) uygulanmasını sağlamak ve adaleti tesis etmektir (CMK m.309 gerekçesi). Bu yol, bireysel bir hatayı düzeltmekten çok, 'kamu (hukuk) yararını' hedefler. Bu kanun yoluna, hakimin takdir yetkisine giren konularda (örn: delillerin değerlendirilmesi, cezanın alt sınırdan mı üst sınırdan mı verileceği, takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı gibi) başvurulamaz. Bunun sebebi, kanun yararına bozmanın bir 'üçüncü derece yargılama' veya 'yeniden denetim' mercii olmamasıdır. Bu yolun amacı, kararın yerindeliğini değil, hukuka uygunluğunu denetlemektir. 'Hukuka aykırılık' kavramı burada, maddi veya usul hukukuna ilişkin açık, bariz ve hükmün sonucuna etki eden hataları ifade eder. Örneğin, zamanaşımı dolduğu halde düşme kararı verilmemesi, görevsiz mahkemenin davaya bakması, uygulanması zorunlu bir kanun maddesinin uygulanmaması veya yanlış uygulanması gibi durumlar hukuka aykırılık teşkil eder. Ancak, mahkemenin tanık beyanını inandırıcı bulup bulmaması gibi sübjektif değerlendirmeler ve takdire dayalı kararlar, hukuka aykırılık olarak nitelendirilip kanun yararına bozma konusu yapılamaz. Aksi takdirde kesin hükmün otoritesi sarsılır ve bu olağanüstü yol, olağan bir kanun yoluna dönüşürdü.