5718 sayılı MÖHUK'un 51. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinde görevli mahkeme Asliye Mahkemesi olarak belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.10.2019 tarihli kararında, yabancı mahkemenin verdiği 'vasi tayini' kararının tanınması davasının Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesini neden bozma sebebi saymıştır? Bu kararın, Türk iç hukukundaki görev kuralları ile MÖHUK'taki özel görev kuralı arasındaki ilişkiyi nasıl yorumladığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123123

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.10.2019 tarihli ve 2017/1924 E., 2019/1060 K. sayılı kararında, yabancı mahkemenin vasi tayini (vesayet) kararının tanınması davasının Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi, 'görevsizlik' nedeniyle usulden bozulmuştur. Bozmanın temel nedeni şudur: 5718 sayılı MÖHUK'un 'Görev ve Yetki' başlıklı 51. maddesinin 1. fıkrası, 'Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir' hükmünü amirdir. MÖHUK m. 58/1 ise tanıma davalarının da tenfize ilişkin usul hükümlerine tabi olduğunu belirtir. Bu düzenleme, özel ve emredici bir görev kuralıdır. Kural, tanınması veya tenfizi istenen yabancı kararın konusuna (nafaka, boşanma, vesayet vb.) veya kararı veren yabancı mahkemenin türüne (sulh, asliye vb.) bakmaksızın, bu davalar için genel görevli mahkeme olarak Asliye Mahkemesini belirlemiştir. Türk iç hukukunda vesayet işlerine Sulh Hukuk Mahkemesinin bakması (TMK m. 411), bu özel kuralı değiştirmez. Yargıtay, MÖHUK'taki bu özel görev kuralının, iç hukuktaki genel görev kurallarından önce geldiğini ve kamu düzenine ilişkin olduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla, davanın konusu normalde Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girse dahi, talep bir yabancı mahkeme kararının tanınması/tenfizi olduğunda, MÖHUK m.51 gereği görevli mahkeme mutlak olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir. Sulh Hukuk Mahkemesinin davaya bakması, HMK m.114/1-c uyarınca dava şartı olan 'görev' kuralının ihlali niteliğindedir.