CMK m.226 uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmesi gereken hallerden olan 'suçun hukuki niteliğinin değişmesi' durumunu, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.01.2024 tarihli kararı ışığında analiz ediniz. Mahkemenin, iddianamedeki sevk maddesiyle değil, fiilin anlatımıyla bağlı olmasının ek savunma hakkı açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123120

CMK m.226/1, sanığın, hakkında düzenlenen iddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin yargılama sırasında değişmesi halinde, bu yeni nitelendirmeye karşı savunma yapabilmesi için ek savunma hakkı tanınmasını zorunlu kılar. Bu, adil/dürüst yargılanma hakkının (Anayasa m.36, İHAS m.6) temel bir gereğidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 08.01.2024 tarihli, 2022/4840 E. sayılı kararında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilirken, iddianamedeki fiil anlatımının aslında TCK m.154'teki 'hakkı olmayan yere tecavüz' suçunu oluşturabileceği, bu nedenle bu suçtan ek savunma hakkı verilerek bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, CMK m.225'teki 'hükmün konusu, iddianamedeki fiil anlatımıyla sınırlıdır' ilkesinin ek savunma hakkıyla olan doğrudan ilişkisini gösterir. Mahkeme, savcının hukuki nitelendirmesiyle (sevk maddesiyle) bağlı değildir, ancak iddianamede anlatılan fiille bağlıdır. Eğer mahkeme, yargılama sonucunda fiilin, iddianamede belirtilen suçtan farklı bir suçu oluşturduğu kanaatine varırsa, sanığı bu yeni suçlamadan haberdar etmeli ve CMK m.226 uyarınca ek savunma hakkı tanımalıdır. Bu hak tanınmadan, sanığın savunma yapmadığı yeni bir hukuki nitelendirme ile mahkumiyet kararı verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve mutlak bir bozma nedenidir.