Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK m.165) suçunun manevi unsurunu oluşturan kastın ispatında mahkemeler hangi objektif kriterleri dikkate almaktadır? Failin, eşyanın suçtan elde edildiğini 'bilmediği' yönündeki savunması karşısında, kastın varlığı nasıl tespit edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123118

TCK m.165'te düzenlenen suç, kasten işlenebilen bir suçtur ve bu suçun oluşumu için failin, işlem yaptığı eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmesi (doğrudan kast) veya en azından bu olasılığı öngörerek hareket etmesi (olası kast) gerekir. Failin 'bilmiyordum' şeklindeki soyut savunması tek başına yeterli değildir. Yargıtay kararları ve doktrin, kastın varlığının tespitinde somut olayın özelliklerine göre bazı objektif kriterlerin değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu kriterler şunlardır: 1) Eşyanın piyasa değerinden çok düşük bir fiyata alınıp alınmadığı. 2) Eşyayı satan kişinin kimliği, yaşı ve durumu (örneğin, o malı satması hayatın olağan akışına uygun olmayan bir çocuk veya sürekli suç işlediği bilinen bir kişi olup olmadığı). 3) Satın alma işleminin yapıldığı yer ve zaman (örneğin, gece vakti, ücra bir yerde, belgesiz bir işlem yapılması). 4) Eşyanın niteliği ve seri numarası gibi ayırt edici özelliklerinin silinmiş olup olmadığı. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 13.03.2019 tarihli, 2017/5195 E. sayılı kararında olduğu gibi, kimliği ve adresi bilinmeyen bir kişiden, değerinin çok altında eşya alınması, failin suç konusu eşyanın bir suçtan elde edildiğini bildiğinin kabulü için yeterli görülmektedir. Mahkeme bu gibi dışsal göstergeleri değerlendirerek failin kastını tespit eder.