Örgüt üyeliği suçunda 'temadi'nin ne zaman kesileceğine dair Yargıtay içtihadı ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6/2-ç'de aranan 'örgütten ayrıldığına dair samimiyetin tasdiki kararı' şartı arasında nasıl bir çelişki bulunmaktadır? Bu çelişkinin hukuki sonuçlarını ve çözüm önerilerini metinler temelinde analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #123115

Yargıtay içtihadı (örn. Yargıtay 3. CD, 17.03.2022, 2021/2264 E.), örgüt üyeliği suçunda temadinin (kesintisizliğin) geniş anlamda yakalanma, gözaltı, tutuklanma veya en geç cezanın infazına başlanmasıyla birlikte irade dışı da olsa kesileceğini kabul etmektedir. Bu kabule göre, ceza infaz kurumundaki bir hükümlünün örgütle üyelik ilişkisi hukuken sona ermiştir. Buna karşın, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6/2-ç, örgütlü suçtan hükümlünün açık kuruma ayrılabilmesi için 'örgütten iradi olarak ayrıldığına dair' İdare ve Gözlem Kurulu kararı (samimiyetin tasdiki) şartını aramaktadır. Bu durum bir çelişki yaratmaktadır: Bir yanda yargılama hukuku açısından kişinin örgütle bağı kesilmiş kabul edilirken, diğer yanda infaz hukuku açısından bu bağın devam ettiği varsayılarak iradi bir ayrılma beyanı ve tespiti aranmaktadır. Metindeki karşı görüş, bu durumun kişiyi hem sanık hem de hükümlü konumunda dezavantajlı hale getirdiğini savunur. Çözüm olarak metinde, kişinin iradesi dışında da olsa temadi kesildiğine göre, açık kuruma ayrılmak için ayrıca iradi ayrılık tespiti şartının yeniden gözden geçirilmesi ve Yönetmelik m.6/2-ç hükmünün 'cezasının infazı sırasında mahkumiyetine konu örgüte yeniden katıldığına dair hakkında olumsuz tespit bulunmayanların' şeklinde değiştirilmesi önerilmektedir.