5271 sayılı CMK'nın 14. maddesinin 2. fıkrası, Yargıtay'a, yurtdışında işlenen suçlarda, 'suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verme' takdiri tanımıştır. Bu takdir yetkisinin kullanılmasındaki temel amaç nedir? Bir suçun Brezilya'da işlendiği bir olayda, Yargıtay'ın bu yetkiyi kullanarak, sanığın yerleşim yeri olan Hatay yerine, coğrafi olarak Brezilya'ya daha yakın olan bir sınır iline (örneğin, deniz veya hava ulaşımı açısından) yetki vermesi teorik olarak mümkün müdür ve bu ne gibi bir pratik fayda sağlayabilir?
CMK m. 14/2'de Yargıtay'a tanınan bu takdir yetkisinin temel amacı, 'usul ekonomisi' ve 'yargılamanın kolaylaştırılması'dır. Genel yetki kuralları (failin yakalandığı yer, yerleşim yeri vb.) bazen, yargılamanın yürütülmesi açısından en pratik ve elverişli yer olmayabilir. Özellikle yurtdışında işlenen suçlarda, delillerin (tanıklar, belgeler vb.) önemli bir kısmı yurtdışında olabilir. Bu delillerin Türkiye'ye getirilmesi veya istinabe (adli yardımlaşma) yoluyla toplanması gerekebilir. 'Suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesi' ifadesi, sadece coğrafi (kilometre) yakınlığı değil, aynı zamanda 'ulaşım', 'iletişim' ve 'adli işbirliği' açısından da bir yakınlığı ve kolaylığı ifade eder. Bu, yargılama sürecini hızlandırabilir ve masrafları azaltabilir. Örnek Olayın Değerlendirilmesi: Bir suçun Brezilya'da işlendiği bir olayda, sanığın yerleşim yeri Hatay ise, genel kurala göre yetkili mahkeme Hatay mahkemeleridir. Ancak, teorik olarak Yargıtay, CMK m. 14/2'yi kullanarak, coğrafi veya ulaşım açısından Brezilya ile daha kolay bağlantı kurabilecek bir yere yetki verebilir. Örneğin: * Pratik Fayda: Eğer Brezilya'dan gelecek tanıklar veya belgeler için, uluslararası uçuşların daha yoğun olduğu ve konsolosluk hizmetlerinin daha etkin yürütüldüğü İstanbul veya İzmir gibi bir şehirde yargılamanın yapılmasının daha pratik olacağına kanaat getirilirse, Yargıtay yetkiyi bu şehirlere verebilir. Burada 'yakınlık', coğrafi mesafeden çok 'erişim kolaylığı' olarak yorumlanır. Brezilya ile Hatay arasında doğrudan bir ulaşım veya iletişim hattı bulunmazken, İstanbul ile bulunması, yargılamayı (özellikle tanıkların dinlenmesi veya belgelerin teyidi gibi işlemler açısından) önemli ölçüde kolaylaştırabilir. Ancak, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/12235 sayılı kararında görüldüğü gibi, Yargıtay bu yetkiyi çok istisnai olarak ve ancak yargılamanın selameti açısından 'somut bir fayda ve gereklilik' gördüğü durumlarda kullanmaktadır. Sadece soyut bir 'yakınlık' iddiası, genel yetki kuralını değiştirmek için yeterli görülmemektedir. Somut olayda, Hatay'daki mahkemenin yargılamayı yürütmesine engel teşkil eden veya süreci ciddi şekilde zorlaştıran bir durum tespit edilmediği için, yetki değişikliği talebi reddedilmiştir.