5271 sayılı CMK m. 251/8, 'Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz' demektedir. Bu kuralın temel amacı nedir? Basit kasten yaralama (TCK m. 86/2) suçu ile alenen hakaret (TCK m. 125/4) suçunun aynı olayda işlenmesi durumunda, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/9079 sayılı kararına göre neden basit yargılama usulü uygulanamaz? Her iki suçun da ceza miktarı tek başına bu usule uygun olsa bile durum değişir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122879

CMK m. 251/8'de yer alan bu kuralın temel amacı, 'yargılamanın bütünlüğünü' sağlamak ve 'usuli karmaşayı' önlemektir. Birbiriyle bağlantılı olan, aynı olaydan kaynaklanan suçların bir kısmının duruşmalı, bir kısmının ise duruşmasız (basit yargılama) görülmesi, delillerin birlikte değerlendirilmesini zorlaştırır, çelişkili sonuçlara yol açabilir ve adil yargılanma hakkını zedeleyebilir. Kanun koyucu, bu nedenle, eğer suçlardan en az biri duruşmalı yargılamayı gerektiriyorsa, daha güvenceli olan bu usulün tüm suçlar için uygulanmasını tercih etmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/9079 sayılı kararındaki olayda, basit kasten yaralama suçu, tek başına ceza miktarı itibarıyla basit yargılama usulü kapsamındadır (TCK m. 86/2, 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür). Ancak, bu suçla birlikte işlenen hakaret suçu, 'alenen' işlendiği için TCK m. 125/4 uyarınca cezası altıda bir oranında artırılacaktır. Hakaret suçunun temel cezasının üst sınırı 2 yıldır (TCK m. 125/1). Bu artırımla birlikte cezanın üst sınırı 2 yılı aşacağı için, 'alenen hakaret' suçu artık basit yargılama usulü kapsamından çıkar. Dolayısıyla, basit yargılama usulü kapsamındaki 'basit yaralama' suçu, bu usul kapsamında olmayan 'alenen hakaret' suçu ile birlikte işlenmiştir. Bu durumda, CMK m. 251/8'deki açık yasak gereği, her iki suç için de basit yargılama usulü uygulanamaz. Mahkemenin, her iki suç için de genel hükümlere göre duruşma açarak yargılama yapması gerekir. Eğer hakaret suçu alenen işlenmemiş olsaydı ve cezasının üst sınırı 2 yılı aşmasaydı, o zaman her iki suç da basit yargılama usulü kapsamında kalacağı için, mahkemenin takdirine bağlı olarak bu usul uygulanabilirdi. Ancak suçlardan birinin bile, nitelikli hali nedeniyle, ceza miktarı açısından kapsam dışına çıkması, diğer suçun da bu usulden yararlanmasını engeller.