TCK m. 11 ve 12'de düzenlenen 'yurtdışında işlenen suçlar' ile TCK m. 8'de düzenlenen 'Türkiye'de işlenmiş suç' kavramları arasındaki temel ayrım nedir? Suriye'de ateşli silahla yaralanan bir kişinin, Türkiye'ye getirildikten sonra Adana'da ölmesi olayında, suçun işlendiği yerin tespiti neden önemlidir ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/5200 sayılı kararına göre suç yeri neresi kabul edilmelidir? Bu tespitin, uygulanacak yargılama usulü (CMK m. 12-13'e karşı m. 14) üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122877

TCK m. 8 ve TCK m. 11-12 arasındaki temel ayrım, suçun Türk yargısının 'doğrudan' mı yoksa 'dolaylı ve şartlı' mı yetki alanına girdiğini belirlemesidir. * TCK m. 8 (Türkiye'de İşlenmiş Suç): Bir suçun icrai hareketleri kısmen veya tamamen Türkiye'de yapılmışsa ya da suçun neticesi Türkiye'de gerçekleşmişse, o suç 'Türkiye'de işlenmiş' sayılır. Bu durumda Türk mahkemelerinin yargı yetkisi 'mutlak' ve 'doğrudan'dır. Failin veya mağdurun vatandaşlığına bakılmaz ve TCK m. 11-12'deki özel şartlar (failin Türkiye'de bulunması, yabancı ülkede hüküm verilmemesi vb.) aranmaz. * TCK m. 11-12 (Yurtdışında İşlenen Suç): Suçun hem icrai hareketleri hem de neticesi yurtdışında gerçekleşmişse, bu suç 'yurtdışında işlenmiş' sayılır. Türk mahkemelerinin bu suçlara bakabilmesi, ancak kanunda sayılan özel şartların (failin/mağdurun vatandaşlığı, suçun niteliği, failin Türkiye'de bulunması vb.) varlığı halinde mümkündür. Buradaki yetki 'dolaylı' ve 'şartlı'dır. Olayın Değerlendirilmesi: Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/5200 sayılı kararında, suç yerinin tespiti kritik öneme sahiptir. Karara göre, suçun işlendiği yer, ölümün meydana geldiği Adana değil, 'icrai hareketlerin tamamlandığı' Suriye'dir. Ateşli silahla yaralama eylemi, ölüm neticesini doğurmaya elverişli icrai harekettir ve bu hareket Suriye'de tamamlanmıştır. Ölümün daha sonra Türkiye'de gerçekleşmesi, tek başına suçu Türkiye'de işlenmiş kılmaz. Önemli olan, icrai hareket ile netice arasındaki nedensellik bağının kopmamış olmasıdır. Bu nedenle, suç 'yurtdışında işlenmiş' bir suçtur. Uygulanacak Usule Etkisi: Bu tespit, uygulanacak yargılama usulünü temelden değiştirir: * Eğer suç Türkiye'de işlenmiş kabul edilseydi, genel yetki kuralları (CMK m. 12-13) uygulanacak ve yetkili mahkeme neticenin gerçekleştiği Adana veya uyuşmazlık halinde Ağır Ceza Mahkemesi tarafından belirlenecekti. * Ancak suç 'yurtdışında işlenmiş' kabul edildiği için, artık CMK m. 14'te düzenlenen 'yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki' kuralları devreye girer. Bu durumda, failin (yabancı) Türkiye'de bulunup bulunmadığı, TCK m. 12/3'teki şartların oluşup oluşmadığı gibi özel hususlar incelenmelidir. Somut olayda fail Türkiye'de bulunmadığı için, Yargıtay, Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığına, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, evrakın ilgili ülkeye (Suriye) gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yetkili savcılığın belirlenmesi sorununun ise CMK m. 14'e göre Yargıtay tarafından değil, CMK m. 161/7 uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi'nce çözülmesi gerektiğini vurgulamıştır.